Hikayeyi şiire çevirme kaşağı

 Kaşağı 


Bir çiftlikte yaşardık; Hasan, Dadaruh, babam, ben. 

Çok severdik atları, koşardık yanlarına hemen. 

Dadaruh yapardı atlara tımar; 

İsterdik biz de yapalım azar azar.


Bir gün aldım elime kaşağı, 

Gözlerim parladı, çıktım dışarı. 

Atlar kişnedi, tepindi yaparken tımar;

 Kırılıverdi birden, kaçtım apar topar.


Babam sordu: "Kimdir bunu yapan?"

 "Hasan!" diye çıktı ağzımdan. 

Babam kızdı kardeşime o zaman; 

O ise masumdu, söylemedi yalan.


Korktum hemen, suçumu söyleyemedim, Doğruyu konuşmaya cesaret edemedim. 

Suçu kardeşime attım düşünmeden; 

Vicdanım sızladı çok geçmeden.


Derken kardeşim oldu kuş palazı, 

Sessizleşti bir anda o güzel yazı. 

Ben sakladım içimde bu sırrı; 

Sardı her yanımı vicdan azabı.


Sabah olduğunda kardeşim öldü, 

Hayatım kara bulutlarla büründü. 

Çok pişmandım yaptığımdan; 

İş işten geçmişti şimdi çoktan.


Anladım sonunda bu büyük gerçeği: 

Yalan karartır insanın yüreğini. 

Doğruluk en değerli hazinedir hayatta; 

Mutluluk bulunur ancak dürüstlükte, doğrulukta.


Bu hikâye anlatır herkese açıkça: 

İnsan yalandan kaçınmalı hızlıca. 

Bir anlık korkuyla söylenen sözler, 

İnsanlarda bırakır derin izler.


Ceylin Naz Demir

10-D  890

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EDEBİYAT MERCAN KIZ FİLM ŞERİDİ

EDEBİYAT KOMPOZİSYON "Bir yıldız bir hilal ilelebet istiklal"